Bir oyun, gerçek yaşantının gerçek ilişkinin yokluğunda onun yerine geçen bir şeydir.
Oğuz Atay
Eğer siz de hayatınızın ilerleyen dönemlerinde, birbirini tekrar eden sahnelerden, ilişkilerinizdeki tekrarlanan durumlardan muzdaripseniz, bu konuyu çekici ve yararlı bulabilirsiniz.
Konu üzerinde şimdilik iki adet yazı yayınlamayı düşünüyorum. Daha sonraları ayrıntılar üzerinde durmak üzere.
Bir iktisatçı, psikolojik bir kuramla nasıl tanışır? Derste göremeyeceğine göre, bu tanışma başka bir yerde, başka bir şekilde olmak zorundadır.
Benim tanışmam, bir roman yazarının günlüğü aracılığıyla gerçekleşti.
Gençliğimde Oğuz Atay‘ın romanlarını ve öykülerini tüketmişken, bir de günlüğünü okuyayım dedim. Günlüğünde, romanlarındaki karakterleri, roman planlarını ve topluma bakışını anlatıyordu. 25 Aralık 1974 tarihli kayıtta, Berne diye bir adamdan ve onun kuramından söz ediyordu. (Sonraları bu kuramla daha yakınlaştığımda, Oğuz Atay’ın yazar kavrayışıyla koca bir kuramı bir sayfada özetlediğini şaşırarak farketmiştim.)

Kendi ifadesiyle, şöyle:
“Berne, çocuğun sırtının okşanmasından söz ederek inanışa göre belini ancak böyle doğrultabileceğini söylüyor. İnsanlar karşılıklı okşamayla bir ilişkiye girebiliyorlar. Deyimler de bu hareketin temel nedenine uygun: ‘Sırtını okşamak’ ve ‘belini doğrultmak’. Ülkemizde çok oynanan bir oyun: beni ‘tanı’, seni ‘tanırım’ (karşılıklı sırt okşama). ‘Her oyun hiç yoktan iyidir‘ ilkesine dayanıyoruz. (Çocuk kaldığımıza bir örnek). Oyunlar ciddi, hatta vahim olabilir, insanların hayatı sözkonusu olabilir; oynayanlar da kendilerini ölesiye ciddi hissedebilirler, fakat bir oyun, gerçek yaşantının gerçek ilişkinin yokluğunda onun yerine geçen bir şeydir. Sınırlamalar, çekinmeler oldukça bu gerçek işlerin varlığı tehlikededir. (Sevgi dolu yaratış eksikliği). Bütün kötü oyunlar, iyi düzenlenemeyen zamanın yol açtığı cansıkıntısının sonucudur. Tek kişi zamanını iki biçimde düzenler: eylem ve fantezi (Berne). Zamanı düzenleme yolları: 1-Vakit geçirme 2-Ayin 3-Oyun 4-Yakınlık kurma 5-Eylem.
Çocuk-olgun-ebeveyn üçlemesi ego’nun yönleridir (Berne). Çocuk özellikle yaratıcı yönü belirler. Bunları tanımak önemli, kurtulmak (bunlardan) gerekli değil. Oyunlar, kişiliğin bu temel yapısına dayanır (Berne). Yapılan etkileri aynı doğrultuda karşılamamak bu üç kişilik arasında çatışma doğurur. Burada doğrultu değiştirmek durumu düzeltebilir. Oyun, ‘görünür’ karşılıklı ilişkinin ‘ruhsal’ ilişkiyle birlikte ve çelişik durumda var olmasıdır (Berne).“
(Alıntı, bir blog yazısı için uzun olmuş olabilir. Daha sonra, herhangi bir yolla bu kuram hakkında bilgi edinecek olursanız, bu özetin değerinin anlaşılmasını amaçladım.)
Kitabın sonundaki notlarda, Berne için, “Games People Play‘in yazarı Eric Berne” şeklinde kısa bir açıklama vardı.
Daha sonraları yaptığım okumalarla, bu kuramın Oğuz Atay için önemini farkettim. Kitaplarının başlıkları da, bu bağlantıyı gösterir niteliktedir: Tehlikeli Oyunlar, Oyunlarla Yaşayanlar.
Bu okuma sonrası, Ankara Altınpark’ta düzenlenen bir kitap fuarına gidene ve orada Eric Berne’ün iki kitabının çevirisiyle karşılaşana kadar ilave bir bilgiye sahip olmadım. (Sözkonusu olan benim gençliğim olduğunda, internet gibi imkanların mevcut olmadığını hesaba katmak gerekir.)


“Games People Play”, “Hayat Denen Oyun” şeklinde çevrilmişti. “İnsanca Sevgi ve Cinsellik” çevirisi ise “Sex in Human Loving” için uygun görülmüştü. Kötü çevrilen, sadece başlıkları değildi. Kitapları okumak, şimdi hatırlıyorum, hayli güç olmuştu ve pek bir şey anlayamamıştım.
Çok sonra, “Games People Play” Koridor Yayıncılık’tan “İnsanların Oynadığı Oyunlar” başlığıyla çıktı. Kitap kurtulmuştu.

“Sex in Human Loving” ise böyle bir şansa sahip olmadı.
Son yıllarda ise, kuram ile ilgili pek çok çeviri ve telif eser yayınlandı. Kurucu Eric Berne’ün kitaplarının ötesinde, daha ayrıntılı ve güncel metinlere ulaşmak mümkün hale geldi.
Transaksiyonel Analiz ile tanışma serüvenim özet olarak böyle. Sonraki yazımda da, bu kuramın/yöntemin tanımından, özelliklerinden ve en önemlisi, bizlerin ne işine yarayabileceğinden söz edeceğim.

kubilayyilmaz1966 için bir cevap yazın Cevabı iptal et