Neredeydik, Neredeyiz?

İnsan yeni bir şehre gittiğinde, o şehri beyninde kodlamak için ne yapar? Kendi şehri ile olan benzerliklerden ve karşıtlıklardan yararlanarak bir yol oluşturur. Burası Kızılay’a benzemektedir, şurası Yenimahalle’ye. Onlarda bisiklet yolu vardır, kendi şehrimizde yoktur.

İçinde bulunduğumuz zaman değiştiğinde, önce algılamamak için direnir; değişimi kabul ettikten sonra ise, mekanla ilgili olarak yaptığımızın bir benzerini yaparız.

Dünya değişiyor. Çalışma ortamlarımız, yaşam ortamlarımız, ilişkilerimiz değişiyor. Bu değişimin ardından, eski dünyaya alışacak kadar yaş almış isek, kendi yolumuzu ve biyolojik ürünlerimizin yolunu çizecek, yeni yollar tanımlayacak bilgiye ihtiyacımız oluyor.

1943 doğumlu sosyoloji profesörü Richard Sennett, eski dünyaya alışacak yaştadır, 1998 yılında yazdığı “Karakter Aşınması” adlı kitabında, bu tür bir çabada bulunuyor; değişen dünya durumunu ve bunun sonuçlarını inceliyor. Kitabın alt başlığı: “Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri“.

Sennett, kapitalizm içinde, bir süredir gözlenen ve tedricen yayılan bir değişimle ilgileniyor. Buralarda gözlediği sistemi, “esnek kapitalizm” olarak adlandırıyor. Bu sistemi, şöyle tarif ediyor:

Burada esneklik vurgulanır. Bir yandan katı bürokrasi biçimleri diğer yandan da kör rutinin zararları eleştirilir. İşçilerden seri hareket etmeleri, her an değişime hazır olmaları, sürekli olarak risk almaları, düzenlemelere ve formel prosedürlere giderek daha az bağlı kalmaları isteniyor.

Kitapta uğraşacağı sorunu, önsözde şöyle haber veriyor:

Sabırsız, mevcut ana odaklanan bir toplumda, hangi özelliğimizin kalıcı değer taşıdığına nasıl karar verebiliriz? Kısa vadeye kilitlenmiş bir ekonomide nasıl uzun vadeli hedeflere sahip olabiliriz? Her an parçalanan veya sürekli olarak yeniden şekillendirilen kurumlarda, karşılıklı sadakat ve bağlılık nasıl sürdürülebilir? Bunlar yeni, esnek kapitalizmin karakter konusunda karşımıza çıkardığı sorunlardır.

20. yüzyılın ortalarındaki 30-40 yıllık bir kısmı oluşturan eski dünyada görülenler şunlar: Çalışanların yaşamlarında zamanın doğrusal akması, bir rutine dayalı işlerde yıllar yılı çalışılması, bu yıllar boyunca yavaş yavaş büyüyen birikimler yapılması, hayatta sürprizlere fazla yer olmaması.

Bu sürprizsiz ve düzenli hayatta, kişi kendisi için doğrusal bir anlatı oluşturabiliyordu.

Esnek kapitalizm“de ise, kişi, bir kontrol kaybına uğruyor: öncelikle zamanın kontrolü, aile ilişkilerinin ve sosyal ilişkilerin kontrolü, yapılan işte iktidarın kontrolü ve bunların sonucunda, iç dünyada sürüklenme kaygısı.

Aile ilişkilerindeki durumu, kendi danışmanlık firması olan birisi, şöyle tanımlıyor: “kendi çocuklarıma yabancı hale geliyorum“.

Bu karakter hakkında, yazar, şu yorumda bulunuyor: “Ancak Rico’nun en derin kaygısı, kendi çalışma hayatını, çocuklarına bir etik davranış örneği olarak sunamamasıydı. İyi bir işin nitelikleriyle iyi bir karakterin nitelikleri artık örtüşmüyordu.

Sennett, değişimin temel bir boyutunu, zamanı, özellikle de çalışma zamanını organize etmenin yeni biçimleri olarak tanımlıyor.

Bu durum ise ifadesini “no long term” (uzun vade yok) sloganında buluyor. Bu da, geleneksel kariyerlerin yok olmasıyla; kişinin çalışma yaşamı boyunca, becerilerini bir kaç kez yenilemek zorunda kalmasıyla sonuçlanıyor.

Günümüzde, en az iki yıllık üniversite eğitimi almış genç bir Amerikalı, çalışma yaşamı boyunca en az on bir defa iş değiştirmeye ve bu kırk yıllık sürede en az üç defa temel becerilerini yenilemeye hazır olmalı.

Uzun vadenin olmaması, güven, sadakat ve karşılıklı bağlılığı aşındıran bir durum oluşturuyor.

İş yaşamındaki hızlı değişimin belirleyicisi ise, sermayenin sabırsızlığı, yani çabuk getiri elde etme arzusu oluyor.

Eski dönemin uzun vadeli, ve yapısı fazla değişmeyen “iş”lerinin yerini, kısa süreli, sözleşmeli ya da dönemlik işler alıyor. Bürokrasi katmanları azalıyor. “Yönetimler organizasyonları birer piramit şeklinde değil, birer network olarak düşünüyor.

Modern yönetim anlayışında, piramidal hiyerarşi yerine network’lerin tercih edilmesinin nedeni, yazar tarafından şöyle belirtiliyor: “Network’te noktalar arasındaki bağlantılar daha gevşektir; en azından teorik olarak, bir parçayı diğerlerine zarar vermeden çıkarıp almanız mümkündür. Sistemin parçalı bir yapısı vardır: Bu, ona müdahale etme imkânı sunar. Sistemin iç bütünlüğünün olmayışı değişiklik yapmanızı mümkün kılar.

Bir şirket evliliği durumunda, bazı birimler kapatılır ve bazı personel işten çıkarılırken, iki temel değişiklik gerçekleşiyor: katmansızlaştırma ve dikey ayrışma. Birincisi yoluyla, az sayıda yöneticinin çok sayıda alt kademe çalışanı kontrol etmesi sağlanıyor. İkincisi ise, bir şirket çalışanına birden fazla görev yüklenmesini anlatıyor.

Sonuç olarak, atama ve işten çıkarmalar net ve sabit kurallara bağlı olmaktan çıkıyor ve işteki görevler de pek net tanımlı olmamaya başlıyor.

Toplum gittikçe kısa vadede yaşamaya başlarken, uzun vadeli hedefler gütmek imkansızlaşıyor; kişi bir kimlik anlatısı ve yaşamöyküsü geliştirme imkanından uzaklaşıyor.

Esnek kapitalizmin bir bileşeni “takım çalışması” ve serbest tartışma. Yazar, takım çalışmasını, “sığlığın grup halinde yaşantılanması” olarak tanımlıyor.

Takım çalışmasının aile için bazı sonuçları var. “Takım çalışması ilkeleri evde uygulandığında yıkıcı sonuçlar doğuruyor, çocukların yetiştirilmesinde otorite ve net bir yol göstericilik eksikliğine yol açıyor.

Esnek kapitalizmin içinde, en azından bazı ayrıcalıklı çalışanlar için, esnek çalışma var. “Esnek” sözcüğü, bütün iyi çağrışımlarına karşın, burada tam karşıtıyla sonuçlanıyor: “Bir esnek-zamanlı çalışan, çalıştığı mekânı seçse bile, emek süreci üzerinde kontrole sahip değildir. Bir dizi araştırma, büroda olmayanlar üzerindeki gözetimin bürodakilerden daha yoğun olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla işçiler, iktidara boyun eğmenin bir biçiminden diğerine, yani yüz yüze olandan elektronik olana geçer.

Esnek kapitalizmin sonuçlarından bir başkası, toplumsal elitin giderek daralması. Üniversiteler ve öğrenciler artarken, üniversite diploması gerektiren işler bu ölçüde artmıyor; “kazanan hepsini alır” piyasası, çok sayıda eğitimli insanı başarısızlığa mahkûm ediyor.

Yazar, esnek kapitalizmin bütün bu sonuçlarına karşı, “biz” duygusunu ve karşılıklı bağımlılığı hatırlamamızı önererek bitiriyor.

Yaşadığımız döneme ve bunun kişisel hayatlarımızla ilgili sonuçlarına yönelik okumalarımı sürdürmeyi planlıyorum. Okunacaklar listesinde, “Geç Kapitalizm ve Uykuların Sonu”, “Dağınık Zihin” ve “Çalınan Dikkat” var.

Diğer 49 aboneye katılın

Yorum bırakın