T.A. Nedir, Ne İşimize Yarar?

Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, son yıllarda, Transaksiyonel Analiz (TA) konusunda pek çok çeviri ve telif eser yayınlandı. Bunlardan yakalayabildiğim kitapların kapak görselleri aşağıda:

Bu yazıda, önce Eric Berne’ün kuramı oluşturma sürecinden kısaca sözedeceğim, ardından Transaksiyonel Analiz yaklaşımı ve psikolojik oyun kavramını özetleyip, en son olarak, bütün bunların bizimle ne ilgisi olabileceğine değineceğim.

Berne, mesleğinin ilk yıllarında Freud’un Psikanalitik Kuram’ı çerçevesinde etkinlik gösterirken, kuramda ve uygulamadaki bazı sorunlar yüzünden kendi kuramını oluşturmaya yöneldi. İnsanları günlük yaşamları içinde birbirleriyle girdikleri ilişkilerdeki işlemleri yoluyla gözlemlemeyi seçti. Bu işlemlere de Transaksiyon dedi.

Berne, kuramını gözlenebilir verilere dayandırmayı seçti. Bunun için sosyal etkileşimleri gözlemek istedi. Ona göre, kişilerarası iletişimde, kişiler üç ego durumundan birisinde (Yetişkin, Ebeveyn ve Çocuk) bulunuyordu. Bunlar da büyük ölçüde çocukluk deneyimleri tarafından belirleniyordu. Bu üç ego durumu arasındaki ilişkiler Transaksiyon olarak; insanların günlük etkileşimlerinde dönüp dolaşıp kullandıkları Transaksiyonlar ise Oyun olarak adlandırıldı.

Sağlıksız çocukluk deneyimleri, kişinin Çocuk ve Ebeveyn ego durumlarında takılıp kalmasına, bu da, ruhsal sorunlara yol açıyordu.

Günümüzde TA” adlı kitapta, Transaksiyonel Analiz, şöyle tanımlanmaktadır: “Transaksiyonel analiz, kişisel olarak gelişmeyi ve değişmeyi sağlamak üzere kullanılan sistematik bir psikoterapi ve kişilik kuramıdır.

Yazarlar, TA’in bize, 1- bir kişilik kuramı, 2- bir iletişim kuramı, 3- bir çocuk gelişimi kuramı, 4- bir psikopatoloji kuramı ve en son olarak da 5- bir psikoterapi sistemi sunduğunu belirtmektedir.

(İletişim kuramı özelliği, Üstün Dökmen‘in “İletişim Çatışmaları ve Empati” isimli kitabının konusunu oluşturmaktadır. Üstün Dökmen, kitabında, masallardan, tiyatro oyunlarından ve günlük yaşamdan örneklerle, ülkemizdeki ilişki kalıplarına Transaksiyonel Analiz penceresinden bakmaktadır.)

Psikolojik oyun kavramının bir tanımı, Eric Berne tarafından yapıldığı haliyle şöyle: “Psikolojik bir oyun, çok iyi bilinen ama üstü örtülmüş bir bedele doğru ilerleyen, içinde bir tuzak içeren bir dizi gizil transaksiyondur.

Benim anladığım kadarıyla ise oyunlar, insanlar tarafından, dar kişisel bir repertuarla, tekrarlı olarak gerçekleştirilen, gizli bir tatmin alınmakla beraber mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşatan iletişim pratikleridir.

Günümüzde TA” kitabında oyunların özellikleri şöyle belirtilmektedir:

1- Psikolojik oyunlar tekrarlanarak yaşanmaktadır.
2- Psikolojik oyunlar Yetişkin farkındalığının dışında oynanır.
3- Psikolojik oyunlar, her zaman için oyuncuların raket duygularını yaşamasıyla sonlanır.
4- Psikolojik oyunlar, oyuncular arasında gizil transaksiyon alışverişleriyle yapılır.
5- Psikolojik oyunlarda her zaman için bir sürpriz anı veya kafa karışıklığı yaşanır.

Eric Berne”ün “İnsanların Oynadığı Oyunlar” kitabında oyunlarla ilgili yaptığı sınıflama, konuyu kafamızda biraz daha somut hale getirecek, günlük hayatımıza yaklaştıracaktır.

1- Yaşam Oyunları, 2- Evlilik Oyunları, 3- Parti Oyunları, 4- Cinselliğe Dayalı Oyunlar, 5- Yeraltı Dünyası Oyunları, 6- Danışma Odası Oyunları, 7- İyi Oyunlar.

Son olarak, Berne”ün kitabından, bazı oyunların adlarını aşağıya alıyorum.

(Yaşam Oyunlarından) “Tekmele Beni”, “İşte Şimdi Seni Yakaladım Pislik Herif”, “Bak, Bana Neler Yaptırdın”; (Evlilik Oyunlarından) “Sen Olmasaydın/Senin Yüzünden”, “Bak, Ne Çok Uğraştım”; (Parti Oyunlarından) “Ah Ne Kötü, Değil mi?”, “Neden Şöyle Yapmıyorsun? Evet, Ama…”.

Bugün bu kuram, iş dünyasında, iletişim çalışmalarında, psikoterapide yaygın olarak kullanılmaktadır. Bizimle ilgili tarafına gelince: Kendimiz ve başkalarına karşı oynadığımız oyunları farketmek, yani kendimizi yakalamak, değişimimiz için bir imkan yaratabilir. Hemen hemen hepimiz, farkına varmadan oyunlar oynarız, ve sürekli olarak aynı oyunları oynadığımızdan, benzer duvarlara çarparız. Belki de bu döngüden çıkmanın bir yolu, oynadığımız oyunları farketmektir.

Diğer 49 aboneye katılın

Yorum bırakın